"Evrene, insana, kuruma ve doğaya bütünsel bakış"
9 Mayıs 2026
Yapay zeka destekli eğitim araçları ile çevre bilincinin birleştirilmesi, eğitimde giderek önem kazanan bir yaklaşımdır. Sürdürülebilir eğitim, bireylerin bilgi, beceri ve tutumlarını geliştirerek sürdürülebilir bir gelecek için harekete geçmelerini sağlayan bir eğitim yaklaşımı olarak tanımlanmaktadır [1]. Yapay zeka, bu hedefe ulaşmada önemli bir araç olarak görülmekle birlikte, dikkatli ve etik bir çerçevede ele alınması gerekmektedir [9, 11].
Brookings Institution tarafından 50 ülkede 500'den fazla öğrenci, öğretmen, veli ve eğitim lideriyle yapılan kapsamlı araştırma, yapay zekanın eğitimdeki risklerinin şu an için faydalarından daha ağır bastığını ortaya koymaktadır [11]. Bu durum, özellikle denetimsiz okul dışı kullanımda, öğrencilerin bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerini tehdit edebilecek riskleri beraberinde getirmektedir [2, 11]. Ancak araştırmacılar, yapay zekanın eğitimdeki etkisinin şekillendirilebileceğini ve doğru yaklaşımlarla öğrencilerin öğrenme ve gelişimini destekleyecek bir yöne çevrilebileceğini vurgulamaktadır [2, 11].
Yapay zeka araçları, çevre bilinci eğitiminde çeşitli alanlarda kullanılabilmektedir [3]. Özellikle son dönemde yapılan deneysel çalışmalar, yapay zeka destekli öğrenmenin çevre bilinci ve coğrafi düşünme becerileri üzerinde olumlu etkileri olduğunu göstermektedir [5].
Çevresel Veri Analizi: Öğrenciler, çevresel verileri analiz ederek iklim değişikliği, hava kirliliği gibi konularda çalışma imkanı bulmaktadır [3]. Glasgow Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, yapay zekanın çevresel etkileri (özellikle su ayak izi) konusunda farkındalık oluşturma ve davranış değişikliği niyetlerini incelemiş; yapay zeka destekli görsel materyallerin çevre bilincini artırmada etkili olduğunu ortaya koymuştur [7].
Simülasyonlar ve Modelleme: Yapay zeka destekli simülasyonlar, öğrencilerin iklim senaryolarını modellemesine olanak tanımaktadır [3]. Avrupa Komisyonu destekli NEUROCLIMA projesi, 15 ortaklı büyük bir araştırma girişimi olarak, yapay zeka destekli eğitim araçlarıyla iklim okuryazarlığı ve davranış değişikliği hedeflemektedir. Proje kapsamında NeuroClimaLearn ve NeuroClimaPlay gibi eğitim araçları geliştirilmiştir [13].
Kişiselleştirilmiş Çevre Eğitimi: Yapay zeka, öğrencilerin ilgi alanlarına göre kişiselleştirilmiş eğitim içerikleri sunabilmektedir [3]. İspanya'da 45 ilkokul öğrencisiyle yapılan deneysel bir çalışma, yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımlarının çevre bilinci gelişiminde geleneksel yöntemlere göre daha etkili olduğunu göstermiştir [5].
AI4GreenClassrooms gibi Erasmus+ projeleri, öğretmenlerin yapay zeka destekli araçlarla çevre bilinci eğitimi vermelerini desteklemektedir [2]. Bu tür girişimler sayesinde eğitimciler, çevresel veri analizi, yapay zeka temelli sınıf etkinlikleri ve simülasyon geliştirme konularında deneyim kazanmaktadır [2, 5, 13]. Projeler kapsamında geliştirilen eğitim materyalleri, öğretmen rehberleri ve yapay zeka destekli öğrenme modülleri, sınıf ortamında çevre odaklı etkinlikler yürütmek isteyen eğitimcilere yol göstermektedir [2].
Yapay zeka araçlarının eğitimde kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır. RAND Corporation'ın 2025 yılında yaptığı kapsamlı araştırmaya göre, öğrencilerin %54'ü ve öğretmenlerin %53'ü yapay zeka kullanmaktadır [12]. Ancak aynı araştırma, öğrencilerin %80'inden fazlasının yapay zekanın nasıl kullanılacağı konusunda herhangi bir eğitim almadığını ortaya koymaktadır [12]. Öğretmenlerin %20'sinden fazlası ise, okullarının kendilerine bu araçları nasıl kullanacaklarına dair mesleki gelişim fırsatı sunmadığını belirtmektedir [3, 12].
UNESCO'nun 2025 yılı raporu, yapay zekanın eğitimdeki etkilerine dair önemli uyarılar içermektedir [9]. Raporda, yapay zeka araçlarının eğitime entegrasyonunda insan merkezli yaklaşımın korunması, öğretmenlerin güçlendirilmesi ve sağlam yönetişim çerçevelerinin oluşturulması gerektiği vurgulanmaktadır [4, 9].
Brookings Institution araştırması, yapay zeka risklerini üç ana başlıkta toplamaktadır [2, 11]:
Amerikan Psikoloji Derneği'nin Haziran 2025'te yayımladığı sağlık uyarısı, yapay zeka arkadaşlık uygulamalarının manipülatif tasarımının "sağlıklı gerçek dünya ilişkilerinin gelişimini engelleyebileceğini" belirtmektedir [2].
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında, nitelikli eğitim (SKH 4) ve iklim eylemi (SKH 13) hedeflerine ulaşmada yapay zeka araçlarının önemli bir potansiyeli bulunmaktadır [6, 8]. UNDP tarafından 2025'te yayımlanan Hamburg Deklarasyonu, yapay zekanın sürdürülebilir kalkınma hedefleri için sorumlu kullanımına dair küresel ilkeler belirlemekte ve özellikle kadınlar ve kız çocukları için yapay zeka eğitimine erişimin önemini vurgulamaktadır [8].
UNESCO belgeleri ışığında yapılan bir araştırma, yapay zeka eğitiminin SKH 4 (Nitelikli Eğitim) başta olmak üzere diğer sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını analiz etmektedir [6]. UNESCO'nun 2025'te yayımladığı "Reimagining Our Futures Together: A New Social Contract for Education" başlıklı kapsamlı rapor, yaklaşık 1 milyon kişinin katılımıyla hazırlanmış ve sürdürülebilirlik, ekolojik sorumluluk, yeşil eğitim ve yapay zeka konularını merkeze alan bir vizyon ortaya koymaktadır [10].
Yapay zeka ile sürdürülebilir eğitim ve çevre bilinci, eğitimde giderek daha fazla önem kazanan bir alandır. AI4GreenClassrooms gibi girişimler, öğretmenlerin bu alanda kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamaktadır [2]. Ancak Brookings Institution araştırmasının da vurguladığı gibi, yapay zekanın eğitimdeki etkisi, teknoloji şirketleri, hükümetler, eğitim sistemleri, sivil toplum, öğretmenler, veliler ve öğrencilerin birlikte alacağı kararlarla şekillenecektir [2, 11].
Yapay zekanın eğitimdeki nispeten yeniliği, çocukları kâr odaklı teknoloji şirketlerinden korumak için bir fırsat penceresi sunmaktadır [2]. Avrupa Birliği'nin Yapay Zeka Yasası ve ABD'de 31 eyaletin K-12 eğitiminde yapay zeka kullanımına dair rehber veya politikalar yayımlamış olması, bu alandaki düzenleyici çabaların arttığını göstermektedir [2].
UNESCO'nun 2025 vizyon belgesinde vurgulandığı gibi, eğitimde yapay zeka entegrasyonu, insan merkezli, kapsayıcı, adil ve ekolojik olarak sürdürülebilir bir yaklaşımla gerçekleştirilmelidir [10]. Bu dönüşüm, teknolojinin eğitim sistemlerine nasıl entegre edileceğine dair toplumsal bir karar alma sürecidir ve bu süreçte kapsayıcılık, adalet ve sürdürülebilirlik değerlerini güçlendirme fırsatı sunmaktadır [1, 4].
Saygılarımla,
Abdullah Çetin
→ Hakkımda
Botanik, ekoloji ve bütünsel eğitim alanlarında araştırmacı ve danışman. Antalya merkezli çalışmalarıyla doğa, bilim ve eğitimi buluşturuyor.
Hakkımda →📌 Bu çalışmayı referans olarak göstermek için:
Bu yazı Abdullah Çetin tarafından hazırlanmıştır. Referans gösterilerek paylaşılabilir. Ticari amaçla kullanılamaz.
📚 Diğer kategorilerdeki yazıları da okuyabilirsiniz:
Blog yazılarından, yeni hizmetlerden haberdar olun.
🍪 Bu site, deneyiminizi geliştirmek için Google Analytics çerezleri kullanmaktadır. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası'nı inceleyebilirsiniz.