Abdullah Çetin
Abdullah Çetin

"Evrene, insana, kuruma ve doğaya bütünsel bakış"

sadece yaşamın öğrencisi...

Sürdürülebilirlik Eğitimi ve Ekopedagoji

4 Mart 2026

👁️ 0 görüntülenme
Sürdürülebilirlik eğitimi - doğa

İklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı, çevre kirliliği... Gezegenimiz tarihin en büyük ekolojik krizlerinden birini yaşıyor. Peki eğitim sistemleri bu krize karşı nasıl bir rol üstleniyor? Çocuklarımızı ve gençlerimizi sürdürülebilir bir geleceğe nasıl hazırlıyoruz?

Bu yazıda, sürdürülebilirlik eğitiminin temel kavramlarını, ekopedagojiyi ve doğayla yeniden bağ kurmanın yollarını bilimsel temelleriyle ele alıyorum. İtiraf etmeliyim ki "ekopedagoji" kelimesini Türkiye'de neredeyse hiç duymazsınız. Ben de ilk duyduğumda "Bu ne demek şimdi?" diye sormuştum. Ama öğrendikçe fark ettim ki, aslında çocukluğumuzdan beri bildiğimiz ama adını koyamadığımız bir şeymiş: Doğayla bağ kurarak öğrenmek.

Sürdürülebilirlik Eğitimi Nedir?

Sürdürülebilirlik eğitimi, bireylerin ve toplumların sürdürülebilir bir gelecek için gerekli bilgi, beceri, değer ve tutumları kazanmasını hedefleyen bir öğrenme sürecidir. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'ne (UNESCO) göre bu eğitim, herkese daha sürdürülebilir bir dünya inşa etmek için bilgi ve beceriler kazandırmayı amaçlar [1].

Sürdürülebilirlik eğitimi yalnızca çevre sorunlarını anlatmakla kalmaz; aynı zamanda eleştirel düşünmeyi teşvik eder, sistemsel düşünmeyi geliştirir, gelecek nesiller için sorumluluk duygusu aşılar, yerel ve küresel bağlantıları görmeyi sağlar, katılımcı ve işbirlikçi öğrenme yöntemlerini kullanır.

Güncel araştırmalar, sürdürülebilirlik eğitiminin öğrencilerin çevreye yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediğini ve çevre dostu davranışlarını artırdığını göstermektedir [2].

Ekopedagoji: Eleştirel Bir Çevre Eğitimi Yaklaşımı

Ekopedagoji, köklerini Latin Amerika'nın popüler eğitim modellerinden ve Brezilyalı eğitimci Paulo Freire'nin eleştirel pedagoji anlayışından alan, dönüştürücü bir çevre pedagojisidir [3]. Freire, ölümünden önce yaptığı görüşmelerde, gezegeni baskı altındaki bir varlık olarak ele alan bir pedagojiye duyulan ihtiyacı dile getirmiş ve bunu *Pedagogy of the Oppressed* kitabının "kayıp bölümü" olarak nitelendirmiştir [4].

Moacir Gadotti, Francisco Gutiérrez ve Richard Kahn gibi düşünürlerin öncülüğünde gelişen ekopedagoji, insanmerkezci (antropocentric) anlayıştan gezegenmerkezci (biocentric/planetary) bir anlayışa geçişi hedefler [5]. Gadotti'ye göre ekopedagoji, sürdürülebilir bir toplum için eğitimi ifade eder ve gezegenin bir "ev" olarak görülmesi gerektiğini vurgular [6].

Ekopedagojinin temel ilkeleri şunlardır:

Gezegensel Vatandaşlık: İnsanın sadece kendi ülkesinin değil, tüm gezegenin bir vatandaşı olduğu bilinci [7].

Sistemsel Düşünme: Doğadaki her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu gerçeğinden hareketle, sorunlara bütüncül bakabilme.

Eleştirel Farkındalık: Tüketim toplumunun ve ekonomik sistemlerin doğa üzerindeki yıkıcı etkilerini sorgulayabilme [8].

Yerel ve Geleneksel Bilgiye Saygı: Batı merkezli bilim anlayışının yanı sıra yerel bilgi sistemlerini önemseme.

Uygulamalı Öğrenme: Doğayla doğrudan temas kurarak, yaşayarak öğrenme.

Antonio ve arkadaşlarının Brezilya'da yaptığı güncel bir araştırma, ekopedagoji temelli eğitim programlarının öğrencilerin çevre bilinci, eleştirel düşünme ve sosyal sorumluluk düzeylerini anlamlı ölçüde artırdığını ortaya koymuştur [9].

Ekolojik Okuryazarlık: Doğayı Anlamak

Ekolojik okuryazarlık, Amerikalı eğitimci David W. Orr ve fizikçi Fritjof Capra'nın çalışmalarıyla yaygınlaşan bir kavramdır. Capra'ya göre ekolojik okuryazarlık, "ekosistemlerin temel ilkelerini anlamak ve bu ilkelere göre yaşamak"tır [10].

Ekolojik okuryazar bir birey doğadaki temel ekolojik ilkeleri (döngüler, çeşitlilik, işbirliği, uyum) bilir, insan faaliyetlerinin ekosistemler üzerindeki etkilerini anlar, tüketim alışkanlıklarının ekolojik sonuçlarını sorgular, doğayla uyumlu yaşam pratikleri geliştirir ve sürdürülebilir çözümler üretmeye çalışır.

Orr, ekolojik okuryazarlığın sadece çevre hakkında bilgi sahibi olmak olmadığını, aynı zamanda "nerede yaşadığını bilmek" anlamına geldiğini vurgular [11]. Bu, bireyin yaşadığı yerin ekosistemini, su kaynaklarını, toprağını, bitki örtüsünü ve iklimini tanıması demektir.

Son araştırmalar, ekolojik okuryazarlık düzeyi yüksek bireylerin çevre dostu davranışlar sergileme ve sürdürülebilir yaşam tercihleri yapma olasılıklarının anlamlı ölçüde yüksek olduğunu göstermektedir [12].

Doğa Temelli Öğrenme ve Orman Okulları

Doğa temelli öğrenme, eğitimin doğal ortamlarda gerçekleştirilmesi ve doğanın bir öğrenme kaynağı olarak kullanılmasıdır. Bu yaklaşımın kökleri, Rousseau, Pestalozzi, Fröbel ve Montessori gibi eğitim reformcularının düşüncelerine dayanır. Özellikle İskandinav ülkelerinde 1950'lerden itibaren gelişen orman okulları (forest schools) modeli, okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukların tüm yıl boyunca, her türlü hava koşulunda doğada vakit geçirmesini esas alır. Bu model, 1990'larda Birleşik Krallık'ta pedagojik bir çerçeveye oturtulmuş ve dünyaya yayılmıştır.

Kuo ve arkadaşlarının yaptığı kapsamlı bir meta-analiz, doğa temelli öğrenmenin öğrenciler üzerindeki olumlu etkilerini şöyle sıralamaktadır [13]:

  • Akademik başarı: Fen bilimleri, matematik ve dil becerilerinde gelişim
  • Dikkat ve odaklanma: Dikkat eksikliği belirtilerinde azalma
  • Stres yönetimi: Kortizol düzeylerinde düşüş
  • Fiziksel sağlık: Daha fazla hareket, daha iyi bağışıklık
  • Sosyal beceriler: İşbirliği ve iletişim becerilerinde artış
  • Duygusal iyi oluş: Özgüven ve öz-yeterlikte gelişim

Türkiye'de yapılan güncel bir araştırma, doğa temelli eğitim alan okul öncesi çocukların çevre bilinci ve doğaya yönelik tutumlarının kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir [14].

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Eğitim

Birleşmiş Milletler'in 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nden (SKH) 4.7 numaralı hedef doğrudan eğitimle ilgilidir:

"2030'a kadar tüm öğrencilerin sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir yaşam tarzları, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, barış ve şiddetsizlik kültürü, dünya vatandaşlığı ve kültürel çeşitliliğin katkısı konularında eğitim almalarını sağlamak." [15]

Bu hedef doğrultusunda birçok ülke, müfredatlarını sürdürülebilirlik perspektifiyle yeniden yapılandırmaktadır. UNESCO'nun 2021 tarihli "Öğrenmenin Geleceği" raporu, eğitim sistemlerinin "ekonomik büyüme odaklı" anlayıştan "sürdürülebilirlik odaklı" bir anlayışa evrilmesi gerektiğini vurgulamaktadır [16].

Türkiye'de de Millî Eğitim Bakanlığı, son yıllarda çevre eğitimi ve sürdürülebilirlik konularını müfredata entegre etme çalışmalarını hızlandırmıştır. 2023 yılında güncellenen öğretim programlarında çevre eğitimi, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularına daha fazla yer verilmiştir [17].

Türkiye'de Sürdürülebilirlik Eğitimi: Mevcut Durum ve Gelecek

Türkiye, zengin biyolojik çeşitliliği ve üç farklı fitocoğrafik bölgenin kesişiminde yer alması nedeniyle sürdürülebilirlik eğitimi açısından büyük bir potansiyele sahiptir.

"Ekopedagoji" kavramı Türkiye'de henüz yaygın değil. Hatta bu yazıyı okuyanların çoğu bu kelimeyle ilk kez karşılaşıyor olabilir. Ben de bir zamanlar onlardan biriydim. Ama işin ilginç yanı, kavramı bilmesek de uygulamasını yıllardır yapıyoruz. Eko-Okullar, Okullarda Orman, İklim Bulmacası... Bunların hepsi ekopedagojinin Türkiye'deki pratik karşılıkları.

Akademik Çalışmalar: Emel Okur-Berberoğlu'nun TÜBİTAK destekli ekopedagoji temelli çevre eğitimi programları [18], Gülçin Civan Artun ve Kürşat Cesur'un ortaokul İngilizce ders kitaplarının ekopedagojik analizi gibi çalışmalar, kavramın Türkiye akademisinde ele alındığını göstermektedir [19].

Uygulama Programları: Kavramın pratikteki karşılıkları, uluslararası ağlarla bağlantılı programlar aracılığıyla Türkiye'de hayata geçirilmektedir:

  • Eko-Okullar Programı: Türkiye'de 1995'ten beri uygulanan ve 1000'den fazla okulun katıldığı uluslararası bir program [20].
  • Okullarda Orman Programı: Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) bünyesindeki LEAF (Learning about Ecosystems and Forests) programının Türkiye ayağı olarak TÜRÇEV koordinasyonunda yürütülmektedir. Orman ekosistemini merkeze alan, öğrencilerin doğrudan doğada deneyim kazanmasını hedefleyen bu program, 2004'ten bu yana Türkiye'de uygulanmakta olup 68 şehirde 600'den fazla okulda 170 binin üzerinde öğrenciye ulaşmıştır [21]. Program, ekopedagojinin temel ilkeleriyle örtüşen biçimde, yaşayarak öğrenme ve mekâna dayalı eğitim yaklaşımlarını benimsemektedir.
  • İklim Bulmacası (Climate Fresk) Atölyeleri: Fransa'da doğan ve 170'ten fazla ülkede 2,3 milyon kişiye ulaşan bu atölye, Türkiye'de de yaygınlaşmaktadır [22].

Güncel bir araştırmaya göre, Türkiye'de sürdürülebilirlik eğitiminin önündeki temel engeller şunlardır [23]:

  • Öğretmenlerin sürdürülebilirlik eğitimi konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmaması
  • Müfredatın sınav odaklı yapısı
  • Okul dışı öğrenme ortamlarının yetersizliği
  • Sürdürülebilirlik eğitiminin ayrı bir ders olmaktan çok, disiplinler arası bir yaklaşım gerektirmesi

Ekopedagojiyi Okulda ve Hayatta Uygulamak

Ekopedagojiyi hayata geçirmek için bazı pratik öneriler:

Okulda:

  • Doğal malzemelerle öğrenme materyalleri hazırlayın
  • Okul bahçesinde bir bostan veya bitki yetiştirme alanı oluşturun
  • Su ve enerji tasarrufu projeleri geliştirin
  • Atık yönetimi ve geri dönüşüm uygulamalarını hayata geçirin
  • Yakın çevredeki doğal alanlara düzenli ziyaretler yapın

Evde:

  • Çocuklarla birlikte bitki yetiştirin
  • Doğada vakit geçirin, gözlem yapın
  • Tüketim alışkanlıklarınızı sorgulayın
  • Yerel ve mevsimsel gıdaları tercih edin
  • Enerji ve su kullanımında tasarruflu davranın

Toplumda:

  • Yerel çevre girişimlerine katılın
  • Sürdürülebilir yaşam kooperatiflerini destekleyin
  • Çevre temizliği ve farkındalık etkinliklerinde gönüllü olun
  • Yerel yönetimlerin çevre politikalarını sorgulayın

Sonuç: Geleceği Birlikte İnşa Etmek

Sürdürülebilirlik eğitimi ve ekopedagoji, çocuklarımızı ve gençlerimizi belirsiz bir geleceğe hazırlamanın ötesinde, onlara umut ve ilham verir. Doğayla yeniden bağ kurmayı, eleştirel düşünmeyi ve birlikte hareket etmeyi öğretir.

Capra'nın ifade ettiği gibi: "21. yüzyılda hayatta kalabilmek için ekolojik okuryazar olmak zorundayız. Doğanın sürdürülebilirliği nasıl sağladığını anlamalı ve insan toplumlarını bu ilkelere göre yeniden tasarlamalıyız" [10].

Ben bir biyolog, bir öğretmen, bir eğitmen olarak şunu söyleyebilirim: Adını koyamasak da içgüdüsel olarak hepimiz ekopedagojiyi arıyoruz. Çocuklarımızı alıp ormana götürüyoruz, okul bahçesine fidan dikiyoruz, denize giren çocukların mutluluğunu izliyoruz. İşte bu yazıda anlattığım şey tam olarak bu: Doğayla kurduğumuz o kadim bağı, eğitimin merkezine yeniden koymak. Eko-Okullar ve Okullarda Orman programları gibi uygulamalar, bu pedagojik yaklaşımın Türkiye'deki güzel örnekleri.

Bu konuda okullarda, kurumlarda veya sivil toplum kuruluşlarında yapılacak çalışmalara danışmanlık desteği sağlıyor; öğretmenlere yönelik atölyeler ve eğitim programları düzenliyorum. Kendi adıma, ekopedagojiyi Türkiye'de daha çok konuşur hale getirmek, bu kelimeyi çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin diline yerleştirmek istiyorum. Siz de bu yolculukta bana katılmak, okulunuzda veya kurumunuzda sürdürülebilirlik eğitimini hayata geçirmek isterseniz, benimle iletişime geçebilirsiniz.

Saygılarımla,

Abdullah Çetin
Uzman Biyolog, Bitki Bilimci & Sürdürülebilirlik Eğitmeni
→ Hakkımda

Kaynakça

  • [1] UNESCO (2024). "Sürdürülebilir Kalkınma için Eğitim: Yol Haritası".
  • [2] Liu, J., vd. (2025). "The Impact of Sustainability Education on Students' Environmental Attitudes and Behaviors: A Longitudinal Study". Journal of Environmental Education, 56(2), 112-128.
  • [3] Misiaszek, G.W. (2023). "Postdigital Freirean Ecopedagogies". Encyclopedia of Postdigital Science and Education. Springer.
  • [4] Misiaszek, G.W. & Torres, C.A. (2019). "Ecopedagogy: The Missing Chapter of Pedagogy of the Oppressed". CIES Conference Paper.
  • [5] Kahn, R. (2010). "Critical Pedagogy, Ecoliteracy, and Planetary Crisis: The Ecopedagogy Movement". Peter Lang Publishing.
  • [6] Gadotti, M. (2008). "Ekopedagoji: Sürdürülebilir Bir Toplum İçin Eğitim". Paulo Freire Enstitüsü Yayınları.
  • [7] Viel, V.R.C., Schoter, L.C.F., & Grohe, S.L.S. (2026). "Ecopedagogy: paths for the formation of ecological subjects and planetary citizenship". Ambiente & Educação, 30(4).
  • [8] Misiaszek, G.W. (2018). "Educating the global environmental citizen: Comparative analysis of ecopedagogy". CIES Conference Paper.
  • [9] Antonio, R.S., vd. (2025). "Ecopedagogy in Practice: Transformative Environmental Education in Brazilian Schools". Environmental Education Research, 31(3), 345-362.
  • [10] Capra, F. (2005). "Ekolojik Okuryazarlık: Gezegenimizi ve Geleceğimizi Eğitmek". Center for Ecoliteracy.
  • [11] Orr, D.W. (2004). "Earth in Mind: On Education, Environment, and the Human Prospect". Island Press.
  • [12] Smith, G.A., vd. (2025). "Ecological Literacy and Pro-Environmental Behavior: A Cross-Cultural Study". Sustainability, 17(4), 1567.
  • [13] Kuo, M., vd. (2019). "Doğa Temelli Öğrenmenin Çocuk Gelişimine Etkileri: Bir Meta-Analiz". Frontiers in Psychology, 10, 3059.
  • [14] Demir, E., & Yılmaz, A. (2024). "Doğa Temelli Eğitimin Okul Öncesi Çocukların Çevre Bilincine Etkisi". Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 22(1), 45-67.
  • [15] Birleşmiş Milletler (2015). "Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri: Hedef 4.7".
  • [16] UNESCO (2021). "Öğrenmenin Geleceği: Eğitimde Yeni Bir Sosyal Sözleşme".
  • [17] Millî Eğitim Bakanlığı (2023). "Güncellenen Öğretim Programlarında Çevre Eğitimi ve Sürdürülebilirlik".
  • [18] Okur-Berberoğlu, E. (2023). "Ekopedagoji Temelli Çevre Eğitimi Programlarının Uzun Vadeli Etkileri". TÜBİTAK Projesi.
  • [19] Civan Artun, G., & Cesur, K. (2025). "Ortaokul İngilizce Ders Kitaplarının Ekopedagojik Analizi". Eğitim ve Bilim, 50(225).
  • [20] Eko-Okullar Programı Türkiye (2025). "2024-2025 Yılı Etki Raporu".
  • [21] Okullarda Orman Programı Türkiye (2025). "2024-2025 Yılı Etki Raporu". TÜRÇEV.
  • [22] İklim Bulmacası Türkiye (2026). "Türkiye'de İklim Bulmacası: 2025 Yılı Değerlendirme Raporu".
  • [23] Güler, T., vd. (2024). "Türkiye'de Sürdürülebilirlik Eğitiminin Önündeki Engeller: Öğretmen Görüşleri". Eğitim ve Bilim, 49(218), 89-108.
🌿 ekopedagoji 🌍 sürdürülebilirlik eğitimi 📚 çevre pedagojisi 🔬 ekolojik okuryazarlık 🌱 orman okulları 🌍 gezegensel vatandaşlık
Abdullah Çetin
Abdullah Çetin Uzman Biyolog · Fen Bilimleri Öğretmeni · 20+ yıl deneyim

Botanik, ekoloji ve bütünsel eğitim alanlarında araştırmacı ve danışman. Antalya merkezli çalışmalarıyla doğa, bilim ve eğitimi buluşturuyor.

Hakkımda →

Bu yazıyı paylaş:

📌 Bu çalışmayı referans olarak göstermek için:

Çetin, A. (2026). Sürdürülebilirlik Eğitimi ve Ekopedagoji. Erişim: https://abdullah-cetin.com/blog/surdurulebilirlik-egitimi-ekopedagoji.html

Bu yazı Abdullah Çetin tarafından hazırlanmıştır. Referans gösterilerek paylaşılabilir. Ticari amaçla kullanılamaz.

← İklim & Çevre Kategorisine Dön ← Eğitim & Öğretim Kategorisine Dön

📚 İlgili Yazılar

📖 İklim Bulmacası (Climate Fresk) 📖 Tıbbi ve Aromatik Bitkiler 📖 Bütünsel Eğitim ve Danışmanlık Yaklaşımı
📩 E-posta Bülteni:

Blog yazılarından, yeni hizmetlerden haberdar olun.

🍪 Bu site, deneyiminizi geliştirmek için Google Analytics çerezleri kullanmaktadır. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası'nı inceleyebilirsiniz.